İzmir’de bir Benim Adım İzmir A.Ş markasıdır.
#Gündem

KARABURUN AÇIKLARINDA TARİHİ KEŞİF: DENİZDEN 1.050 YILLIK ALTIN SİKKE ÇIKTI!

12.10.2026
#izmirde

İzmir’in Karaburun ilçesi açıklarında dalış yapan amatör bir dalgıç, yaklaşık 1.050 yıllık altın sikke buldu. İzmir Arkeoloji Müzesi’nde incelenen sikkenin Bizans İmparatoru I. Ioannes Çimiskes dönemine ait olduğu belirlenirken, tarihi eserin gerekli işlemlerin ardından müzede sergilenmesi değerlendiriliyor.

İzmir’in Karaburun ilçesi açıklarında ortaya çıkarılan yaklaşık 1.050 yıllık altın sikke, bölgenin tarihî geçmişine ışık tutan dikkat çekici bir keşif olarak gündeme geldi. Denizde dalış yapan amatör bir dalgıç tarafından bulunan sikke, incelenmek üzere İzmir Arkeoloji Müzesi’ne teslim edildi. Müze uzmanlarının yaptığı incelemeler sonucunda eserin, Bizans İmparatoru I. Ioannes Çimiskes dönemine ait olduğu belirlendi. Nisan ayında gerçekleştirilen dalış sırasında keşfedilen sikkenin deniz yüzeyinin yaklaşık 2-3 metre altında bulunduğu belirtildi. Yüzyıllar boyunca denizin altında kalan altın sikke, üzerindeki tasvirler ve ait olduğu dönem nedeniyle tarihî açıdan önem taşıyor.

Buluntunun müzeye teslim edilmesinin ardından başlatılan inceleme süreciyle birlikte sikkenin hangi döneme ait olduğu ve üzerindeki figürlerin anlamı da araştırıldı. Tarihî eserlerin ait oldukları dönemin belirlenmesinde kullanılan malzeme, üretim tekniği, üzerlerindeki yazılar ve figürler önemli veriler arasında yer alıyor. Karaburun açıklarında bulunan sikkenin Bizans dönemine tarihlendirilmesi de bu tür incelemelerin sonucunda ortaya konulan bilgiler arasında bulunuyor.

Sikkenin bir yüzünde Hz. İsa, diğer yüzünde Hz. Meryem var

Yaklaşık 1.050 yıllık altın sikkenin iki yüzünde yer alan tasvirler, eserin en dikkat çekici özellikleri arasında bulunuyor. Sikkenin bir yüzünde Hz. İsa tasviri yer alırken diğer yüzünde ise imparatoru taçlandıran Hz. Meryem Ana figürü bulunuyor. Bu tasvirler, Bizans döneminde dinî sembollerin para ve hükümdarlık temsillerinde nasıl kullanıldığına ilişkin önemli ipuçları sunuyor.

Bizans İmparatorluğu döneminde basılan sikkeler, yalnızca alışverişte ve ekonomik faaliyetlerde kullanılan araçlar değildi. Aynı zamanda imparatorların gücünü, yönetim anlayışını ve dönemin dinî sembollerini yansıtan tarihî belgeler niteliği taşıyordu. Sikkeler üzerinde hükümdarların yanı sıra dinî figürlere yer verilmesi, imparatorluk yönetimi ile dinî inanç dünyası arasındaki ilişkinin görsel olarak ifade edilme biçimlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Karaburun açıklarında bulunan sikkenin bir yüzünde Hz. İsa’nın, diğer yüzünde ise imparatoru taçlandıran Hz. Meryem Ana’nın tasvir edilmesi, eserin ikonografik açıdan incelenmesini de önemli hale getiriyor. Figürlerin işlenişi, sikkenin üretildiği dönem ve dönemin sanatsal özellikleri hakkında değerlendirme yapılmasına yardımcı olabilecek unsurlar arasında yer alıyor.

Bizans İmparatoru I. Ioannes Çimiskes dönemine ait

İzmir Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen incelemeler sonucunda altın sikkenin Bizans İmparatoru I. Ioannes Çimiskes dönemine ait olduğu belirlendi. 10. yüzyılda hüküm süren Çimiskes, Bizans tarihinin önemli hükümdarları arasında yer alıyor. Bu döneme ait bir sikkenin Karaburun açıklarında bulunması, eserin hem tarihî hem de arkeolojik açıdan dikkat çekmesini sağlıyor.

Bizans sikkeleri, imparatorların hüküm sürdüğü dönemlerin belirlenmesinde ve ekonomik yaşamın araştırılmasında önemli kaynaklar arasında bulunuyor. Üzerlerinde yer alan hükümdar tasvirleri, dinî figürler, yazılar ve kullanılan semboller, arkeologların eserleri belirli bir tarihsel çerçeve içerisinde değerlendirmesine yardımcı oluyor. Altın sikkeler ayrıca dönemin para sistemine, darphane uygulamalarına ve değerli maden kullanımına ilişkin araştırmalarda da önem taşıyor.

Karaburun’da bulunan eserin yaklaşık 1.050 yıllık geçmişi, İzmir ve çevresinin Orta Çağ’daki tarihî bağlantılarını değerlendirmek açısından da ilgi çekici bir veri oluşturuyor. Bununla birlikte sikkenin denize nasıl ulaştığı, bir gemi kazasıyla bağlantısının bulunup bulunmadığı veya başka bir nedenle deniz tabanında kaldığı konusunda mevcut bilgilerde kesin bir açıklama yer almıyor. Bu nedenle buluntunun ortaya çıkış koşullarıyla ilgili daha ileri değerlendirmeler yapılabilmesi için ek arkeolojik verilere ihtiyaç duyuluyor.

Amatör dalgıcın bulduğu sikke müzeye teslim edildi

Tarihî eser, nisan ayında Karaburun açıklarında dalış yapan amatör bir dalgıç tarafından bulundu. Deniz tabanının yaklaşık 2-3 metre derinliğinde ortaya çıkarılan altın sikke, buluntunun ardından incelenmek üzere İzmir Arkeoloji Müzesi’ne teslim edildi. Böylece sikkenin tarihinin ve üzerindeki tasvirlerin uzmanlar tarafından değerlendirilmesinin önü açıldı.

Denizlerde bulunan tarihî eserler, geçmiş dönemlerde kıyı bölgelerinde yaşanan hareketlilik ve denizle bağlantılı faaliyetler hakkında bilgi sağlayabiliyor. Ancak bir eserin deniz altında bulunması, tek başına onun bir gemi kazasından geldiğini ya da belirli bir tarihî olayla bağlantılı olduğunu göstermiyor. Bu tür buluntuların geçmişinin anlaşılması için eserin özelliklerinin yanı sıra bulunduğu yerin arkeolojik bağlamının da değerlendirilmesi gerekiyor.

Karaburun açıklarında bulunan sikkenin müzeye teslim edilmesi, eserin kayıt altına alınması ve uzmanlar tarafından incelenmesi bakımından önemli bir aşama oldu. İncelemelerle birlikte sikkenin dönemi ve tasvirleri hakkında bilgi edinilirken, eserin ilerleyen süreçte nasıl değerlendirileceği de gündeme geldi.

İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergilenebilir

İzmir Arkeoloji Müzesi Müdürü Savaş Gürbüz, tarihi eserin gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından uygun görülmesi halinde müzede sergilenebileceğini açıkladı. Bu değerlendirme doğrultusunda sikkenin sergilenip sergilenmeyeceği, yürütülecek işlemler ve müzenin yapacağı değerlendirmeler sonucunda netleşecek.

Müzelerde sergilenen sikkeler, ziyaretçilere geçmiş uygarlıkların ekonomik yaşamını, yönetim anlayışını ve sanatsal özelliklerini tanıma fırsatı sunuyor. Küçük boyutlarına rağmen üzerlerindeki figürler ve yazılar sayesinde önemli tarihî bilgiler taşıyan bu eserler, arkeolojik koleksiyonların dikkat çeken parçaları arasında yer alıyor. Karaburun’da bulunan altın sikkenin sergilenmeye uygun görülmesi durumunda, İzmir’in tarihî mirasını yansıtan eserler arasına katılması mümkün olacak.

Sikkenin müzede sergilenmesi halinde ziyaretçiler, Bizans İmparatoru I. Ioannes Çimiskes dönemine ait bir eseri yakından inceleyebilecek. Eserin üzerindeki Hz. İsa ve Hz. Meryem Ana tasvirleri de dönemin dinî sembolizmi ve para sanatı hakkında bilgi edinilmesine katkı sağlayabilecek.

Karaburun’un tarihî geçmişi yeniden gündemde

Karaburun açıklarında bulunan altın sikke, İzmir’in kıyı bölgelerinin tarihî geçmişini ve denizlerle kurulan ilişkisini yeniden gündeme taşıdı. İzmir ve çevresi, farklı dönemlerde çeşitli uygarlıkların yerleşimlerine, ticari faaliyetlerine ve deniz ulaşımına sahne oldu. Kıyı bölgelerinde ortaya çıkarılan arkeolojik buluntular da geçmiş dönemlerdeki yaşamın farklı yönlerinin araştırılmasına katkı sunabiliyor.

Deniz tabanında bulunan bir sikke, tek başına belirli bir ticaret rotasını veya tarihî olayı kanıtlamasa da ait olduğu döneme ilişkin somut bir veri sağlıyor. Bu tür eserlerin bilimsel yöntemlerle incelenmesi, bölgenin geçmişine ilişkin mevcut bilgilerin genişletilmesine ve yeni araştırma sorularının ortaya çıkmasına imkan tanıyor.

Karaburun açıklarında keşfedilen altın sikke de ait olduğu dönem, üzerindeki tasvirler ve korunmuş olmasıyla dikkat çekiyor. Eserin deniz tabanında nasıl kaldığına ilişkin ayrıntılar henüz netleşmemiş olsa da müzeye teslim edilmesi, tarihî niteliğinin incelenmesi ve korunması açısından önemli bir adım oluşturuyor.

Yaklaşık bin yıllık eser tarih meraklılarının ilgisini çekti

Yaklaşık 1.050 yıllık altın sikkenin bulunması, İzmir’in tarihî ve arkeolojik zenginliğini bir kez daha gündeme getirdi. Nisan ayında Karaburun açıklarında gerçekleştirilen dalış sırasında ortaya çıkarılan eser, İzmir Arkeoloji Müzesi’nde incelenerek Bizans İmparatoru I. Ioannes Çimiskes dönemine tarihlendirildi. Bir yüzünde Hz. İsa, diğer yüzünde imparatoru taçlandıran Hz. Meryem Ana tasvirinin bulunması, sikkenin öne çıkan özellikleri arasında yer aldı.

İzmir Arkeoloji Müzesi Müdürü Savaş Gürbüz’ün açıklamasına göre eserin gerekli işlemler tamamlandıktan sonra uygun görülmesi halinde müzede sergilenmesi mümkün olacak. Sergileme kararı ve eserin müze koleksiyonundaki geleceği ise yapılacak değerlendirmelerin ardından belli olacak. Karaburun açıklarında denizin sığ bir bölümünde bulunan altın sikke, Bizans döneminden günümüze ulaşan tarihî bir iz olarak İzmir’in kültürel mirasına ilişkin dikkat çekici keşiflerden biri oldu.

BENZER YAZILAR