Yapılan araştırmalar, günlük hayatta sıkça kullanılan “Sen öde, ben sana sonra atarım” vaadinin büyük ölçüde yerine getirilmediğini gösterdi. Verilere göre bu tür ödemelerin yüzde 87’si geri yapılmıyor.
Son dönemde yapılan araştırmalar, bireyler arasındaki küçük ölçekli para alışverişlerine dair dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu. Özellikle arkadaş çevrelerinde ve sosyal ilişkilerde sıkça dile getirilen “Sen öde, ben sana sonra atarım” ifadesinin, çoğu zaman karşılıksız kaldığı belirlendi. Araştırma sonuçlarına göre bu tür vaatlerin yüzde 87’si yerine getirilmiyor.
Uzmanlar, bu durumun büyük ölçüde kötü niyetten kaynaklanmadığını vurguluyor. Psikologlar ve davranış bilimciler, söz konusu tabloyu “küçük meblağ” algısı ve erteleme alışkanlığıyla açıklıyor. Yapılan değerlendirmelere göre, düşük tutarlı ödemeler zihinde önemsizleştiriliyor ve “nasıl olsa sonra hallederim” düşüncesiyle erteleniyor. Zaman geçtikçe de bu borçlar unutulabiliyor ya da ikinci plana atılıyor.
Araştırmada dikkat çeken bir diğer unsur ise dijital ödeme kolaylıklarının bu alışkanlığı hem artırması hem de görünmez hale getirmesi oldu. Uzmanlar, hızlı ödeme uygulamalarının borç almayı kolaylaştırırken, geri ödeme sorumluluğunu psikolojik olarak zayıflatabildiğine işaret ediyor.
Sosyologlar, maddi konularda yaşanan bu tür belirsizliklerin zamanla ilişkilerde güven sorununa yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Küçük tutarların bile netleşmemesinin, arkadaşlıklar ve sosyal bağlar üzerinde olumsuz etki yaratabildiği belirtiliyor. Uzman görüşlerine göre, “önemsiz” olarak görülen bu tür durumlar, uzun vadede iletişim problemlerine ve kırgınlıklara neden olabiliyor.
Uzmanlar, maddi ilişkilerde açık ve net olmanın önemine dikkat çekerek, ödeme konusunda baştan net bir tutum sergilenmesini öneriyor. Araştırmanın sonuçları, güvenin yalnızca büyük meselelerde değil, günlük hayattaki küçük maddi konularda da inşa edildiğini bir kez daha ortaya koyuyor.

#izmirde
