30 Ekim depreminin 6’ncı yıl dönümünde İzmir’de deprem riskini azaltmaya yönelik çalışmalar devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka’da yaklaşık 120 bin yapının envanterini oluştururken, Konak ve Bayraklı’da zemin araştırmalarını sürdürüyor.
İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremin ardından kent genelinde deprem riskini azaltmaya yönelik çalışmalar hız kazandı. Deprem güvenliğinin artırılması ve olası afetlere karşı hazırlık yapılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, yapıların mevcut durumlarının belirlenmesi, zemin özelliklerinin araştırılması ve olası deprem senaryolarının modellenmesi için farklı projeler hayata geçiriliyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmaların önemli ayaklarından birini yapı envanteri oluşturuyor. Bu kapsamda Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka ilçelerinde yaklaşık 120 bin yapının mevcut özellikleri kayıt altına alındı. Hazırlanan envanterle kentteki yapı stokunun genel durumunun ortaya konulması ve ayrıntılı mühendislik incelemesine ihtiyaç duyulan binaların belirlenmesi hedefleniyor.
Üç ilçede yaklaşık 120 bin yapı incelendi
Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka’da gerçekleştirilen yapı envanteri çalışmasıyla binaların mevcut özelliklerine ilişkin veriler toplandı. Elde edilen bilgiler, ilçelerdeki yapı stokunun değerlendirilmesi ve deprem açısından daha ayrıntılı inceleme gerektiren yapıların tespit edilmesi için kullanılacak.
Bu çalışma sayesinde kentteki binaların özelliklerinin kayıt altına alınması ve deprem riskinin değerlendirilmesine yönelik daha kapsamlı bir veri altyapısı oluşturulması amaçlanıyor. Envanter verileri, ilerleyen süreçte yapılacak mühendislik incelemeleri ve risk azaltma çalışmalarına da temel oluşturacak.
Konak’ta 40 sondaj tamamlandı
Deprem hazırlıkları kapsamında yalnızca binaların mevcut durumu değil, üzerinde bulundukları zeminin özellikleri de araştırılıyor. Deprem sırasında zeminin nasıl davranacağının belirlenmesi amacıyla Konak ilçesinde 40 sondaj çalışması tamamlandı.
Konak ve Bayraklı’da zemin incelemelerinin devam ettiği bildirildi. Bu çalışmalarla zeminin fiziksel özelliklerinin ortaya çıkarılması ve olası bir deprem sırasında gösterebileceği davranışın değerlendirilmesi hedefleniyor. Elde edilecek verilerin, yapı güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde ve kentsel planlama çalışmalarında kullanılması planlanıyor.
Zemin araştırmaları, özellikle deprem etkilerinin yerleşim alanlarında nasıl hissedilebileceğinin anlaşılması açısından önem taşıyor. Bu nedenle yürütülen sondaj ve inceleme çalışmalarının, İzmir’in deprem risk haritasına yönelik bilimsel verilerin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Deprem senaryoları için yeni sistem geliştiriliyor
İzmir’de yürütülen hazırlık çalışmalarının bir diğer önemli başlığını ise deprem senaryolarına dayalı analiz sistemi oluşturuyor. Dokuz Eylül Üniversitesi koordinasyonunda geliştirilen sistemle farklı büyüklük ve özelliklerdeki olası depremlerin kent üzerindeki etkilerinin önceden tahmin edilmesi amaçlanıyor.
Sistem kapsamında yalnızca binaların değil, yolların ve altyapı unsurlarının da olası bir depremden nasıl etkilenebileceği değerlendirilecek. Böylece farklı deprem senaryoları üzerinden kentin hangi bölgelerinde ne tür etkilerin ortaya çıkabileceğine ilişkin öngörüler oluşturulması hedefleniyor.
Merkezdeki 11 ilçede pilot uygulaması yürütülen sistemin, çalışmaların tamamlanmasının ardından İzmir’in 30 ilçesine yaygınlaştırılması planlanıyor. Uygulamanın kent genelinde kullanılmasıyla birlikte deprem öncesinde riskli alanların belirlenmesi ve afet sonrasında ihtiyaç duyulabilecek müdahalelerin planlanması için önemli bir veri altyapısı oluşturulması bekleniyor.
Hedef, İzmir’in deprem riskini azaltmak
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen yapı envanteri ve zemin araştırmaları ile üniversite koordinasyonunda geliştirilen deprem senaryosu sistemi, kentin afetlere hazırlık çalışmalarının farklı aşamalarını kapsıyor. Yapıların mevcut durumunun belirlenmesi, zemin özelliklerinin incelenmesi ve altyapının olası depremler karşısındaki durumunun modellenmesiyle daha kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapılması amaçlanıyor.
30 Ekim depreminin yıl dönümünde devam eden çalışmalar, İzmir’de deprem riskinin azaltılması ve kentin olası afetlere karşı daha hazırlıklı hale getirilmesi açısından önem taşıyor. Yaklaşık 120 bin yapıya ilişkin envanter verileri, tamamlanan sondaj çalışmaları ve pilot uygulaması sürdürülen analiz sistemiyle kent genelinde bilimsel verilere dayalı bir hazırlık altyapısının geliştirilmesi hedefleniyor.

#izmirde
