İzmir Büyükşehir Belediyesi, deprem başta olmak üzere çoklu afet risklerini bilimsel verilerle azaltmayı hedefleyen uzun vadeli bir strateji geliştirdi. Yeni planlama yaklaşımıyla kentin afetlere karşı daha güvenli ve dirençli hale getirilmesi amaçlanıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kenti yalnızca kriz anlarında müdahale edilen bir yerleşim alanı olmaktan çıkararak, riskleri önceden öngören, güvenli ve planlı bir modele kavuşturmayı hedefliyor. Bu doğrultuda deprem, sel, yangın, tsunami ve heyelan gibi çoklu afet risklerini azaltmaya yönelik, bilimsel temellere dayanan uzun vadeli bir strateji hayata geçiriliyor.
Belediye tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında kent genelinde 94 bini aşkın yapının envanteri çıkarıldı. Jeolojik ve zemin etütleri ile mikrobölgeleme çalışmaları sayesinde, yapılaşmaya esas zemin özellikleri daha ayrıntılı biçimde analiz ediliyor. Bu verilerle, afet risklerinin mahalle ve bölge ölçeğinde daha net ortaya konulması hedefleniyor.
Afet anlarında vatandaşların güvenli alanlara erişimini sağlamak amacıyla kent genelinde 71 barınma alanı ve 2 bin 425 toplanma alanı belirlendi. Söz konusu alanlarda altyapı ve erişilebilirlik çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
Yeni Deprem Master Planı ile İzmir’de afetlere dirençli kentleşme anlayışının güçlendirilmesi, güvenli yapılaşmanın teşvik edilmesi ve sürdürülebilir yaşam alanlarının oluşturulması amaçlanıyor. Elde edilen bilimsel verilerin, kentsel dönüşüm uygulamaları ve imar planlarına yön vermesi planlanıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu çalışmalarla birlikte kentin yaşam kalitesini artırmayı, doğayla uyumlu ve güvenli bir kent modeli oluşturarak İzmir’i geleceğe hazırlamayı hedefliyor.

#izmirde
