İzmir’de bir Benim Adım İzmir A.Ş markasıdır.
#Gündem

İzmir’in Troya’sı Yassıtepe’de 5 Bin Yıllık Zeytin Çekirdekleri Bulundu

23.09.2026
#izmirde

İzmir’de “İzmir’in Troya’sı” olarak nitelendirilen Yassıtepe Höyüğü’ndeki arkeolojik kazılarda, yaklaşık 5 bin yıl öncesine tarihlenen zeytin çekirdeklerine ulaşıldı. Daha önce üzüm çekirdeği, kuru üzüm ve pekmez kalıntılarının da bulunduğu höyükteki çalışmalar, bölgedeki yerleşimin tarımsal üretim ve günlük yaşamına ilişkin yeni bilgiler ortaya koyuyor.

İzmir’in binlerce yıllık geçmişine ışık tutan arkeolojik kazılardan yeni bulgular gelmeye devam ediyor. “İzmir’in Troya’sı” olarak nitelendirilen Yassıtepe Höyüğü’nde sürdürülen kazı çalışmalarında, yaklaşık 5 bin yıl öncesine ait zeytin çekirdekleri bulundu.

Arkeolojik buluntular, bölgede yaşayan toplulukların yalnızca yerleşik bir yaşam sürdürmekle kalmadığını, aynı zamanda tarımsal üretim ve gıda işleme faaliyetleriyle de yakından ilgilendiğini ortaya koyuyor. Yassıtepe’de daha önce gerçekleştirilen kazılarda üzüm çekirdeği, kuru üzüm ve pekmez kalıntılarına da ulaşılması, dönemin beslenme alışkanlıkları ve üretim faaliyetleri hakkında önemli ipuçları sağlıyor.

5 bin yıllık zeytin izleri

Yassıtepe Höyüğü’ndeki kazılarda ortaya çıkarılan zeytin çekirdekleri, bölgedeki zeytin kullanımının geçmişine ilişkin dikkat çekici veriler arasında yer alıyor. Yaklaşık 5 bin yıl öncesine tarihlenen buluntular, zeytinin dönemin yaşamında hangi ölçekte yer aldığına ilişkin araştırmalar açısından önem taşıyor.

Kazı alanında bulunan organik kalıntılar, geçmişte yaşayan insanların günlük hayatlarına ilişkin arkeolojik açıdan önemli bilgiler sunuyor. Özellikle üzüm ve zeytin gibi ürünlere ilişkin kalıntıların bir arada bulunması, tarımsal üretimin yerleşimin ekonomik ve sosyal yaşamındaki yerinin araştırılmasına imkan sağlıyor.

Yassıtepe’de daha önce üzüm çekirdeklerinin yanı sıra kuru üzüm ve pekmez kalıntılarının da bulunmuş olması, üzümün yalnızca tüketilmediğini, farklı biçimlerde işlenerek değerlendirildiğini gösteren bulgular arasında yer alıyor.

Bazı kaplar şarap üretimiyle ilişkilendiriliyor

Kazılarda ortaya çıkarılan bazı kapların ise şarapla ilişkili olduğu değerlendiriliyor. Söz konusu bulgular, Yassıtepe’de yaşayan toplulukların üzümün farklı şekillerde işlenmesi ve tüketilmesine yönelik uygulamalara sahip olabileceğine işaret ediyor.

Üzüm çekirdeği, kuru üzüm, pekmez kalıntıları ve şarapla ilişkilendirilen kapların aynı arkeolojik alan içerisinde bulunması, araştırmacıların bölgede üzümün kullanımına ilişkin daha kapsamlı değerlendirmeler yapmasına olanak sağlıyor.

Bu buluntular aynı zamanda yalnızca beslenme alışkanlıklarının değil, üretim ve depolama faaliyetlerinin de araştırılmasına katkı sunuyor. Kazılardan elde edilen her yeni buluntunun, Yassıtepe’deki yaşamın farklı yönlerinin anlaşılmasına katkı sağladığı belirtiliyor.

Surlarla çevrili planlı kent

Yassıtepe Höyüğü’nde sürdürülen çalışmaların ortaya koyduğu en önemli sonuçlardan biri ise yerleşimin gelişmiş bir kent yapısına sahip olması. Kazı çalışmalarında elde edilen veriler, Yassıtepe’nin surlarla çevrili, belirli bir kent planlamasına sahip bir yerleşim olduğunu ortaya koyuyor.

Yerleşim içerisinde tapınaklar, depolar ve üretim alanlarının bulunduğuna ilişkin bulgular, burada yaşayan toplulukların örgütlü bir sosyal ve ekonomik yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Bu durum Yassıtepe’nin yalnızca küçük ölçekli bir yerleşim olmadığını, döneminin önemli merkezlerinden biri olduğunu ortaya koyan veriler arasında değerlendiriliyor.

Kent içerisindeki farklı yapıların kullanım amaçlarının belirlenmesi, dönemin sosyal yaşamının anlaşılması açısından da önem taşıyor. Tapınakların dini ve sosyal yaşamla, depoların ürünlerin muhafazasıyla, üretim alanlarının ise ekonomik faaliyetlerle ilişkili olduğu değerlendiriliyor.

“İzmir’in bir Troya’sı diyebiliriz”

Yassıtepe Höyüğü Kazı Başkanı Doç. Dr. Zafer Derin, bölgenin arkeolojik önemine dikkat çekerek Yassıtepe için “İzmir’in bir Troya’sı diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Bu nitelendirme, höyükte ortaya çıkarılan yerleşim kalıntılarının kapsamı ve kentin geçmişine ilişkin sunduğu veriler açısından dikkat çekiyor. Kazılar ilerledikçe ortaya çıkarılan yeni buluntular, İzmir’in tarihinin yalnızca günümüz kent merkezindeki yakın dönemle sınırlı olmadığını, binlerce yıl öncesine uzanan çok katmanlı bir geçmişe sahip olduğunu gösteriyor.

Yassıtepe’de bulunan zeytin çekirdekleri, üzüm kalıntıları ve farklı kullanım amaçlarına sahip olduğu değerlendirilen kaplar da bu uzun geçmişin günlük yaşam boyutunu ortaya koyan önemli arkeolojik veriler arasında bulunuyor.

Kazılar İzmir’in geçmişine ışık tutuyor

Yassıtepe Höyüğü’nde devam eden kazılar, İzmir ve çevresindeki erken dönem yerleşimlerinin ekonomik, sosyal ve kültürel yapısının anlaşılmasına katkı sağlamayı sürdürüyor. Yaklaşık 5 bin yıl öncesine ait zeytin çekirdeklerinin bulunması, bölgede tarımsal üretimin ve bitkisel kaynakların kullanımının araştırılması açısından yeni bir veri ortaya koyarken, daha önce bulunan üzüm ve pekmez kalıntılarıyla birlikte değerlendirildiğinde dönemin yaşam biçimine ilişkin daha geniş bir tablo oluşturuyor.

Surlarla çevrili kent yapısı, tapınaklar, depolar ve üretim alanlarının yanı sıra günlük yaşamda kullanılan çeşitli materyallerin ortaya çıkarılması, Yassıtepe’nin geçmişteki kent yaşamının farklı yönlerinin araştırılmasına imkan veriyor.

Kazı çalışmalarının ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkarılacak yeni buluntuların, Yassıtepe’nin kentleşme süreci, tarımsal faaliyetleri, üretim biçimleri ve bölgedeki sosyal yaşam hakkında daha ayrıntılı bilgiler sunması bekleniyor. Böylece Yassıtepe Höyüğü, İzmir’in binlerce yıllık geçmişinin anlaşılmasına katkı sağlayan önemli arkeolojik alanlardan biri olmayı sürdürüyor.

BENZER YAZILAR