Prof. Dr. Doğan Yaşar, Türkiye’de yağışların seyri ve İzmir’in su kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yaşar, 2026’nın ilk 6 ayında Türkiye genelinde yağış rekoru kırıldığını belirtirken, ekim ayının ikinci yarısından itibaren yağışların artmasını ve kış aylarının ılık geçmesini beklediğini söyledi.
2026’nın İlk Yarısına Yağış Damgası
Prof. Dr. Doğan Yaşar, Türkiye’de son dönemdeki yağış rejimine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Yaşar, 2026 yılının ilk 6 ayında Türkiye genelinde yağış rekoru kırıldığını ifade etti.
Yağışların yıl içerisindeki seyrine ilişkin değerlendirmesinde önümüzdeki döneme de dikkat çeken Yaşar, özellikle ekim ayının ikinci yarısından itibaren yağışlarda artış beklediğini dile getirdi.
Yaşar’ın değerlendirmesine göre yağışlardaki artışın sonbaharın ikinci yarısından itibaren daha belirgin hale gelmesi bekleniyor. Kış aylarına ilişkin öngörüsünü de paylaşan Yaşar, kış mevsiminin ılık geçeceğini ifade etti.
2027 İçin “Mega El Niño” Vurgusu
Yaşar, Türkiye’nin önümüzdeki dönemdeki yağış durumuna ilişkin değerlendirmesinde 2027 yılına da dikkat çekti.
2027 yılında “Mega El Niño” kaynaklı yağışların etkili olacağını ifade eden Yaşar, bu gelişmenin Türkiye’deki yağış miktarları üzerinde etkili olabileceğini belirtti.
Yaşar’ın değerlendirmeleri, yağışların yanı sıra İzmir’in su kaynaklarının gelecekteki durumuna ilişkin öngörüleri de kapsadı. Özellikle barajlardaki doluluk oranlarının yıl içerisinde yükselmesini beklediğini belirten Yaşar, mevcut seviyeler üzerinden değerlendirmelerde bulundu.
İzmir Barajlarında Doluluk Oranları Yükselebilir
İzmir’in su kaynakları konusunda da açıklamalarda bulunan Yaşar, kentteki bazı barajların mevcut doluluk oranlarına ilişkin bilgi verdi.
Yaşar, Tahtalı Barajı’nın doluluk oranının yüzde 46, Gördes Barajı’nın ise yüzde 30’lar seviyesinde olduğunu aktardı.
Önümüzdeki dönemde yağışların artmasıyla birlikte barajlardaki doluluk oranlarının da yükselmesini beklediğini ifade eden Yaşar, söz konusu oranların yüzde 70-80 seviyelerine kadar çıkabileceğini söyledi.
Bu değerlendirme, İzmir’in su kaynaklarının yağış rejimine bağlı olarak yıl içerisinde önemli ölçüde değişebileceğine işaret ediyor.
“Asıl Sorun Suyun Kullanım Biçimi”
İzmir’in su kaynaklarına ilişkin değerlendirmesinde yalnızca yağış miktarına odaklanmayan Yaşar, kentin su kullanım biçimine de dikkat çekti.
İzmir’de yaşanan temel sorunun suyun kullanım şekli olduğunu belirten Yaşar, su kaynaklarının verimli ve doğru kullanılmasının önemine vurgu yaptı.
Yağış miktarındaki artışın tek başına su sorunlarının çözümü anlamına gelmeyeceğine işaret eden değerlendirmede, mevcut su kaynaklarının nasıl kullanıldığı ve yönetildiği konusu da öne çıktı.
Alsancak ve Çevresindeki Zemin Çökmesine Dikkat Çekti
Yaşar, açıklamalarında İzmir’deki zemin hareketlerine de değindi. Özellikle Alsancak ve çevresindeki zemin çökmesine dikkat çeken Yaşar, bu bölgelerde yılda yaklaşık 2 santimetrelik çökme yaşandığını belirtti.
Zemin hareketlerinin kent açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yaşar, riskli bölgelerin belirlenmesi için topoğrafya haritası çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Riskli Bölgelerin Belirlenmesi Gerekiyor
Yaşar’ın değerlendirmesinde İzmir’in geleceğine ilişkin önemli başlıklardan biri de kentteki zemin hareketlerinin daha ayrıntılı şekilde ortaya konulması oldu.
Alsancak ve çevresinde yaşandığını belirttiği zemin çökmesine karşı riskli alanların tespit edilmesi gerektiğini ifade eden Yaşar, bunun için topoğrafya haritasının hazırlanmasının önemine dikkat çekti.
Bu kapsamda kentin zemin yapısının ve zaman içerisindeki değişiminin ortaya konulmasının, riskli bölgelerin belirlenmesi açısından gerekli olduğunu söyledi.
İzmir İçin Yağış ve Su Kaynakları Gündemde
Prof. Dr. Doğan Yaşar’ın değerlendirmelerinde Türkiye’nin yağış rejimi, İzmir’in baraj doluluk oranları, su kullanım biçimi ve kentteki zemin hareketleri bir arada ele alındı.
Yaşar, 2026’nın ilk yarısındaki yağışlara dikkat çekerken, ekim ayının ikinci yarısından itibaren yağışların artmasını beklediğini ve kış aylarının ılık geçeceğini öngördü. 2027 yılı için ise “Mega El Niño” kaynaklı yağışların etkili olacağını ifade etti.
İzmir’deki barajların doluluk oranlarının da yıl içerisinde yükselmesini beklediğini belirten Yaşar, Tahtalı ve Gördes barajlarındaki mevcut oranlardan hareketle dolulukların yüzde 70-80 seviyelerine ulaşabileceğini söyledi.
Yaşar ayrıca İzmir’in su sorununda kullanım biçiminin önemine dikkat çekerken, Alsancak ve çevresindeki zemin çökmesine karşı da topoğrafya haritası çıkarılması gerektiğini vurguladı.

#izmirde
