Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına ve körlüğe neden olabiliyor. Uzmanlara göre hastaların yalnızca beşte biri hastalığının farkında.
Göz içi basıncının artmasıyla görme sinirinde hasara yol açan ve halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, uzun süre belirti vermeden ilerleyen ciddi bir göz hastalığı olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, hastalığın tedavi edilmemesi durumunda kalıcı görme kaybı ve körlükle sonuçlanabileceğine dikkat çekiyor.
Genetik yatkınlığın glokom için en önemli risk faktörlerinden biri olduğu belirtiliyor. Anne, baba veya kardeş gibi birinci derece akrabalarında glokom bulunan kişilerde hastalığa yakalanma riski 10 kata kadar artabiliyor. Ayrıca ileri yaş, diyabet, yüksek tansiyon, migren ve göz yaralanmaları da riski artıran etkenler arasında yer alıyor. Açık açılı ve dar açılı olmak üzere iki farklı türü bulunan glokomun, erken teşhis edilmediğinde geri dönüşü olmayan hasarlar bırakabildiği ifade ediliyor.
Acıbadem Kent Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Hülya Deveci, hastalığın sinsi ilerlediğini ve kişinin günlük yaşamında çoğu zaman fark edemediğini belirterek, “Dünya genelinde 70-80 milyon kişi glokom hastası ve bunların 7-8 milyonu körlükle sonuçlanabiliyor. Körlükle sonuçlanan göz hastalıkları arasında ikinci sırada yer alıyor. İlk sırada katarakt var ancak kataraktın tedavisi mümkün. Glokom ise geri dönüşü olmayan bir görme siniri hasarı oluşturuyor” dedi.
Kırk yaşından sonra düzenli göz muayenesinin önemine dikkat çeken Deveci, hastalığın genellikle muayene sırasında tespit edildiğini söyledi. Deveci, “Yaşla birlikte görülme sıklığı artıyor. Bu nedenle 40 yaş sonrası düzenli kontroller çok önemli. Ailede glokom öyküsü varsa göz tansiyonu ölçümü, görme alanı testleri ve gerekli görüntüleme yöntemleriyle daha sık takip yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Tedavide erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirten Deveci, ilk aşamada göz tansiyonunu düşüren damlaların kullanıldığını, gerekli durumlarda lazer tedavisi veya cerrahi yöntemlere başvurulabildiğini söyledi. Özellikle dar açılı glokomda ani gelişen şiddetli baş ağrısı, görme bulanıklığı ve ışıkların etrafında hareler görme gibi belirtilerin acil müdahale gerektirdiğini vurguladı.

#izmirde
