İzmir’de bir Benim Adım İzmir A.Ş markasıdır.
#Gündem

Tunç Soyer’in Avukatından Tahliye Çağrısı: Başsavcılık “İki Dosya Farklı” Dedi

27.10.2026
#izmirde

İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki dönem Başkanı Tunç Soyer’in avukatı Defne Soyer, Gaziemir’deki kentsel dönüşüm sürecine ilişkin 2022 yılında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararını gündeme getirerek müvekkilinin tahliyesini istedi. Açıklamanın ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu soruşturmanın görevi kötüye kullanma iddiasına, devam eden davanın ise zimmet suçlamasına ilişkin olduğunu belirterek iki dosyanın birbirinden farklı olduğunu açıkladı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki dönem Başkanı Tunç Soyer’in tutuklu yargılandığı kooperatif davasıyla ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Soyer’in avukatı Defne Soyer, Gaziemir’deki kentsel dönüşüm sürecine ilişkin daha önce yürütülen soruşturmada İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini açıkladı. Soyer, kararın kesinleştiğini belirterek müvekkilinin tahliye edilmesi ve beraat etmesi gerektiğini savundu.

Defne Soyer’in açıklamasında, AK Parti ve MHP’li belediye meclis üyelerinin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada aynı sözleşme ve protokolün incelendiği ifade edildi. Soyer, Sayıştay denetçileri ve bilirkişi raporlarının da savunmalarını desteklediğini ileri sürerek, 480 günü aşkın süredir tutuklu bulunan Tunç Soyer’in bir duruşma daha beklemeden özgürlüğüne kavuşması gerektiğini söyledi.

Ancak açıklamanın ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı da konuya ilişkin bir duyuru yayımladı. Başsavcılık, önceki soruşturmanın “görevi kötüye kullanma” suçuna ilişkin olduğunu, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davanın ise “zimmet” suçlamasını kapsadığını belirterek iki dosyanın birbirinden farklı olduğuna dikkat çekti.

Defne Soyer 2022 tarihli kararı gündeme taşıdı

Avukat Defne Soyer, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Gaziemir’deki kentsel dönüşüm ve kooperatif süreciyle ilgili soruşturmanın 8 Aralık 2022 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü belirtti.

Soyer’in aktardığına göre, AK Parti ve MHP’li belediye meclis üyelerinin suç duyurusu üzerine başlatılan incelemede, Gaziemir’deki kooperatife ilişkin sözleşme ve protokol değerlendirildi. Soruşturma sonucunda, İZBETON A.Ş. yetkililerinin suç teşkil eden bir eyleminin tespit edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi ve karar kesinleşti.

Defne Soyer, bu kararın devam eden kooperatif davası açısından dikkate alınması gerektiğini savunarak, önceki incelemede değerlendirilen işlemlerle ilgili hukuki durumun yeniden ele alınmasını istedi.

“Derhal tahliye edilmeli” çağrısı

Defne Soyer, açıklamasında önceki soruşturma kararının yanı sıra Sayıştay denetçileri ve bilirkişi raporlarına da atıfta bulundu. Bu belgelerin müvekkilinin tahliye edilmesi ve beraat etmesi için yeterli olduğunu ileri süren Soyer, şu ifadeleri kullandı:

“Tüm bu deliller Tunç Soyer’in derhal tahliyesi ve beraati için yeterlidir. 480 günü aşkın süredir tutuklu bulunan Soyer’in bir duruşma daha beklemeden özgürlüğüne kavuşması gerekir.”

Soyer’in açıklaması, önceki soruşturmada verilen kararın mevcut davadaki iddialara etkisi konusunda yeni bir tartışma başlattı. Savunma tarafı, 2022’deki kararın aynı sözleşme ve protokole ilişkin değerlendirmeler içerdiğini belirtirken, tahliye talebini de bu çerçevede yineledi.

Başsavcılıktan açıklama: “İki soruşturma farklı”

Defne Soyer’in açıklamasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 26 Ekim 2026 tarihinde yaptığı duyuruda iki dosyanın kapsamlarının farklı olduğunu bildirdi.

Başsavcılık açıklamasında, önceki soruşturmanın “görevi kötüye kullanma” suçuna ilişkin olduğu, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davasına konu edilen soruşturmanın ise “zimmet” suçlamasını kapsadığı belirtildi.

Açıklamada, devam eden davada kooperatif üyelerinin zarara uğratıldığı iddialarının; bilirkişi raporları, alınan ifadeler ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiği ve bu kapsamda kamu davası açıldığı ifade edildi.

Başsavcılık ayrıca iki soruşturmanın suçun niteliği, tarafları, delil durumu ve inceleme konuları bakımından birbirinden farklı olduğunu vurgulayarak, önceki dosyada verilen kararın devam eden davayı da kapsadığı yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı mevcut davayı sona erdirmiyor

Hukuki tartışmanın merkezinde, 2022 yılında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının halen devam eden davayla ilişkisi bulunuyor. Defne Soyer, önceki soruşturmanın aynı sözleşme ve protokolü ele aldığını savunarak kararın müvekkilinin hukuki durumunda dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.

Başsavcılık ise önceki soruşturma ile devam eden davanın farklı suçlamalara ve farklı inceleme kapsamlarına dayandığını açıklıyor. Bu nedenle 2022 tarihli kararın, halen yargılaması süren zimmet davasını kendiliğinden sona erdirdiği veya davadaki suçlamalar hakkında kesin bir sonuç doğurduğu söylenemiyor.

Önceki soruşturmanın kapsamı ve kararın mevcut dosyada nasıl değerlendirileceği, mahkemenin incelemesi ve yargılama sürecindeki hukuki değerlendirmeler çerçevesinde ele alınacak.

Gözler tahliye talebi ve yargı sürecinde

Defne Soyer’in tahliye çağrısı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklaması, Tunç Soyer’in yargılandığı kooperatif davasını yeniden gündeme taşıdı. Savunma tarafı, 2022 yılında verilen kararı ve diğer raporları tahliye talebinin dayanakları arasında gösterirken, Başsavcılık devam eden davanın farklı bir suçlamaya ilişkin olduğunu vurguladı.

Tunç Soyer’in tahliye edilip edilmeyeceği ve önceki soruşturma kararının devam eden davadaki hukuki değerlendirmeye nasıl yansıyacağı, ilgili yargı makamlarının kararlarıyla netleşecek. Dosyadaki suçlamalar hakkında kesin hüküm verilene kadar yargılama sürecinin devam ettiği ve iddiaların mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

BENZER YAZILAR