İzmir Büyükşehir Belediyesi, üniversiteler ve meslek odalarıyla iş birliği içinde yürüttüğü kapsamlı çalışmalarla kentin yapı stokunu, fay hatlarını ve tsunami riskini bilimsel verilerle analiz ederek İzmir’i olası depremlere karşı daha dirençli hale getirmeyi hedefliyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kenti olası afetlere karşı daha güvenli ve dirençli hale getirmek amacıyla Türkiye’de örneği az görülen kapsamlı bir deprem hazırlık süreci yürütüyor. Bilimsel veriler temel alınarak sürdürülen çalışmalar, yalnızca deprem anına değil, deprem öncesi risk azaltma ve deprem sonrası iyileştirme süreçlerine de odaklanıyor.
Bu kapsamda İzmir’in yapı stoku detaylı şekilde inceleniyor. İlçe ilçe, mahalle mahalle yapılan taramalarla binaların yaşı, taşıyıcı sistem özellikleri, zemin yapısı ve deprem performansı analiz ediliyor. Özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilen yapılar öncelikli olarak ele alınırken, elde edilen verilerle riskli yapıların tespiti ve dönüşüm süreçlerine bilimsel zemin hazırlanıyor.
Öte yandan kent genelindeki diri fay hatları da titizlikle inceleniyor. Alanında uzman akademisyenler tarafından yürütülen çalışmalarla İzmir ve çevresindeki fayların konumu, uzunluğu, kırılma potansiyeli ve üretebileceği deprem büyüklükleri değerlendiriliyor. Bu veriler, kentin deprem tehlike ve risk haritalarının güncellenmesinde temel referans olarak kullanılıyor.
İzmir’in kıyı kenti olması nedeniyle tsunami riski de projede önemli bir başlık olarak yer alıyor. Olası büyük depremler sonrası deniz tabanında meydana gelebilecek hareketlerin yaratabileceği tsunami senaryoları üzerinde detaylı modellemeler yapılıyor. Bu çalışmalar sayesinde kıyı bölgelerinde olası su baskını alanları belirleniyor ve erken uyarı, tahliye planları ile kıyı kullanım kararlarına yön verecek bilimsel çıktılar elde ediliyor.
Tüm bu süreçler, üniversiteler, meslek odaları ve alanında uzman bilim insanlarıyla iş birliği içinde yürütülüyor. Jeoloji, jeofizik, inşaat mühendisliği ve şehir planlama disiplinlerinin birlikte çalıştığı projeyle İzmir’in deprem güvenliği haritası bütüncül bir yaklaşımla ortaya konuluyor. Elde edilen veriler, hem yerel yönetim politikalarına hem de kentsel dönüşüm, imar ve altyapı planlamalarına doğrudan entegre ediliyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, afetlere karşı hazırlığın yalnızca kriz anında değil, riskleri önceden tespit edip azaltmakla mümkün olduğunu vurguluyor. “Bilimin rehberliğinde hareket ediyoruz” mesajını yineleyen yetkililer, kentin tüm risklerini şeffaf biçimde ortaya koyarak İzmir’i daha güvenli, dayanıklı ve yaşanabilir bir şehir haline getirmek için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade ediyor.

#izmirde
