Tüm Emeklilerin Sendikası İzmir Şubeler Platformu, Konak'ta 27. Hafta oturma eylemi gerçekleştirdi.
"En düşük emekli aylığının yoksuluk sınırına çıkarılmasına" ilişkin 27. hafta oturma eylemlerine emekliler ve sendikalar katılım gösterdi. Eylemde bakanlıklara ve Sosyal Güvenlik Kurumuna tepki gösterildi.
"DİRENGEL MÜCADELEMİZ OLUMLU SONUÇLANDI"
Oturma eyleminde konuşan, öğretmen Utkun Büyükaşık;
"Bugün burada yalnızca emeklerin haklı taleplerini desteklemek için değil, emeğin ortak mücadelesini büyütmek için de bulunuyoruz. Çünkü biliyoruz ki emeklerin yaşadığı yoksulluk da çalışanların yaşadığı güvencesizlik de aynı düzenin sonucudur. Biz özel sektör öğretmenleri aylardır haklarımızı almak için Ankara'da mücadele ettik. Daha Ankara'ya eylem alanına ayak bastığımız sözümünü söylemeyi niyetlendiğimiz gün ve anda polis şiddetiyle zorla ve baskıyla karşılaştık. Ve arkadaşlarımız bu zulme ve şiddete karşı oruç günü süren açlık krevi yaptılar. Ne istiyorduk? 1 öğretmenlik mesleğinin itibarı 2 iş güvencesi, 3 insan gelişecek taban maaşı, 4 temel çalışma hakları. Ve tabii ki adaletsiz mülakat sistemiyle mülakatlerde eğlenen dostların görevlerine atanması. Bu mücadele toplumun tüm kesimlerinde karşılık buldu. Ve bir aya yakın verdiğimiz bu onurlu ve direngel mücadelemiz olumlu sonuçtan almaya başladık. Patron dernekleri, iktidar temsilcileri ve kamu çalışanları sendikalarının da içinde bulunacağı içinde bulunacağı toplantıya davet edildik. Yarın görüşlerimizi bu toplantıda ifade edeceğiz. Birimizin mücadelesi hepimizin mücadelesidir. Dayanışma ezilenlerin inceliğidir, biliyoruz." dedi.
"SORUN BU KAYNAKLARIN ADİL PAYLAŞILMAMASIDIR"
Eylemde söz alan Tüm Emeklilerin Sendikası Buca Şube Başkanı Semra Süren konuşmasında;
"Tüm Emeklilerin Sendikası olarak haklı taleplerimiz için gerçekleştirdiğimiz oturma eylemimizin 27. haftasında yine bir arada, yine alanlardayız. Ülkemizde uzun süredir yaşanan sosyoekonomik sorunların temelinde, emekten değil sermayeden yana uygulanan politikalar bulunmaktadır. Toplumsal huzuru sağlamak, vatandaşına güvenli ve insanca yaşam koşulları sunmak iktidarın görevidir. Ancak bugün gelir adaletsizliği büyümüş, yüksek enflasyon karşısında ücretler erimiş, orta sınıf yok olma noktasına gelmiş, yoksulluk her geçen gün artmıştır. İşçiler güvencesiz çalıştırılmakta, sendikal haklar zayıflatılmakta, vergi sistemi ise sabit gelirli yurttaşların aleyhine işlemektedir. Oysa ülkemiz kaynakları bakımından zengindir. Sorun, bu kaynakların adil paylaşılmamasıdır. Emeğiyle geçinen işçiler ve emekliler her geçen gün daha da yoksullaştırılmaktadır. Biz biliyoruz ki bir ülkeyi ayakta tutan emektir. Üreten emekçidir; öyleyse kazanan da emekçiler ve emekliler olmalıdır. Bizler insanca yaşayacak ücret, 5510 sayılı yasanın düzenlenmesi, gelirde adalet, sendikal haklarımızın tanınması ve emekli maaşlarında kök maaş uygulamasının sona erdirilmesini talep ediyoruz. Haklarımızı alıncaya kadar meydanları terk etmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

#izmirde
